Bazı maçlar vardır; hakemin ilk düdüğüyle skoru fısıldar, sonucu göz kırpar.
Bu gece o denli bir geceydi.
Galatasaray, Kayserispor karşısına, Manchester City hezimetinin içindeki tortuyu kazımak için çıkmıştı.
Bu güya bir iç dökme seansıydı.
İstanbul’da yağmur hızlandıkça Galatasaray da oyunu hızlandırdı.
Sanki bulutlarla zımnî bir mutabakat yapılmıştı.
Yağmur bastı, Galatasaray bastı.
Sarı-Kırmızılılar ön alan baskısını bir talim üzere değil, bir hesaplaşma üzere oynadı.
Amaç belliydi: rakip savunmayı yanlışa zorlamak.
Bunu da ezber bozan bir yerleşimle yaptı.
İki kanat; yeni transfer Noa Lang ile Yunus Akgün, çizgiye yapışmak yerine içeri sokuldu.
Merkez kalabalıklaştı, oyun daraldı, tempo arttı.
Gabriel Sara da bu sıkışıklığa eklenince Kayseri savunması daha birinci dakikalarda yükü kaldıramadı.
Futbolun acımasız bir kuralı var.
Hata yapan bedel öder.
Kayserispor birinci 25 dakikada bu bedeli iki sefer ödedi.
Önce Opoku topu kendi kalesine bıraktı; akabinde kaleci Bilal, Victor Osimhen’i biçti.
Top beyaz noktaya konduğunda tribünler çoktan golü yazmıştı.
Osimhen kaçırmadı.
Zaten bu gece kaçıracak hâli yoktu.
Skor tabelası 2-0’ı gösterirken Galatasaray hâlâ koşuyordu.
Özellikle Osimhen…
Son haftaların en âlâ maçını oynadı.
Hızlıydı, diriydi, kararlıydı.
Top onda değilken bile oyunun içindeydi.
Koştu, pres yaptı, bazen savunmaya kadar indi.
Her Galatasaray atağında bir gölge üzere belirdi.
Stoperleri yanına çekti, kanatları rahatlattı, orta alana alan açtı.
Attığı golle değil, oynadığı futbolla yordu rakibini. Dakikalar 60’ı gösterirken futbolun en sade ancak en değerli paslarından biri geldi.
“Al da at” pası…
Osimhen topu Sara’nın önüne bıraktığında, bu bir asistten çok bir akıl işiydi.
Sara geri çevirmedi.
Top ağlara gitti, skor 3-0 oldu.
Son dakikada Icardi’nin penaltısı maçın skorunu belirledi:4-0
Icardi bu golle Hagi’ye yetişti.
Sahadaki futbol ve tabeladaki skor istatistiklere de yansıdı.
Galatasaray yüzde 67 topla oynama, 2.50 gol beklentisi, 9’u isabetli 23 şutla ve 35 kere rakip alanda topla buluşmasıyla Kayserispor’a fark attı.
Gelelim yeni transferlere.
Noa Lang öncelikle süratli lakin farkı yalnızca suratında değil cesaretinde. Topu aldığında iki kişiyi üstüne çekiyor, savunmanın istikrarını bozuyor, ceza alanına sayıyı artırıyor.
Ama savunma disiplini eksik.
73’te Lang’ın yerine giren Yeser Asprilla ise dikine oynuyor, dar alanda yaratıcı ve oyunu bir anda hızlandırabiliyor.
İki futbolcu da, ahenk sağlarlarsa faydalı olabilirler.
1 1 dakika okuma süresi





