İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 10 Ocak 2025’te Ogün Samast, Yasin Hayal ve Erhan Tuncel’in de ortalarında bulunduğu yedi sanık hakkında “örgüt ismine hata işleme” davasını vakit aşımı gerekçesiyle düşürmüştü. Dink ailesi avukatlarının bu karara karşı yaptığı itirazı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, başvuruyu “sıfat yokluğu” nedeniyle reddetti. Kararın münasebetinde, hatanın niteliği prestijiyle ailenin kabahatten “doğrudan doğruya ziyan görmediği”, bu nedenle davaya katılma ve kararı istinaf etme yetkilerinin olmadığı savunuldu.
CUMHURBAŞKANLIĞI’NIN İTİRAZINA DA RED
Kısa Dalga’dan Canan Coşkun’un haberine göre, mahkeme yalnızca Dink ailesinin değil, davaya katılan bir öbür taraf olan Cumhurbaşkanlığı’nın itirazını da geri çevirdi. Daire, Cumhurbaşkanlığı vekilinin de “örgüt ismine kabahat işleme”, “örgüte üye olma” ve “kasten öldürme” cürümleri tarafından kararı istinaf etme yetkisinin bulunmadığına karar verdi. Bu kararla birlikte, davanın en kritik suçlamalarından biri olan örgüt ilişkisi konusundaki itiraz yolları istinaf seviyesinde kapanmış oldu.
19 YILLIK ADALET ARAYIŞI SÜRÜYOR
Cinayetin üzerinden 19 yıl geçmesine karşın belgede şimdi mutlaklaşmış bir karar bulunmuyor. Kamu vazifelileri ve sivil sanıklar istikametinden belgeler İstinaf ve Yargıtay’da incelenmeyi beklerken, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılan müracaatlar da şimdi sonuçlanmadı. Davanın vakit aşımıyla kademeli olarak kapanması, kamuoyunda “cezasızlık” tartışmalarını yine alevlendirdi.





